Hapisten Kurtulma Duası - el-Emâli
3) Ebu Abdillah (Cafer-i Sadık (Radiyallâhu Anh)) Hazretleri şöyle anlatmıştır:
“Yusuf (Aleyhisselâm) kuyuya düşüp hayattan ümidini kesince:
‘Cebrâil (Aleyhisselâm) ona gelerek:
‘Ey Yusuf! Rabbü’lâlemin sana selam söylüyor ve sana bu güzelliği kimin verdiğini soruyor’ dedi.
Yusuf (Aleyhisselâm) nâra atıp yanağını toprağa koyarak:
‘Sen ya Rabbi’ dedi.
Sonra Cebrâil (Aleyhisselâm) ona:
‘Yine sana: ‘Kardeşlerini değil de, seni babana bu kadar sevgili kim yaptı?’ diye soruyor’ deyince
Yusuf (Aleyhisselâm) yine nâra atıp yanağını toprağa koyarak:
‘Sen ya Rabbi’ dedi.
Tekrar Cebrâil (Aleyhisselâm) ona:
‘Rabbin sana: ‘Kuyunun içine atılıp helak olacağına kanaat getirdikten sonra seni oradan kim çıkarttı?’ diye soruyor’ dedi.
Yusuf (Aleyhisselâm) bir nâra daha atıp yanağını toprağa koyarak:
‘Sen ya Rabbi’ dedi.
O zaman Cebrâil (Aleyhisselâm):
‘Kendisinden başkasına tevekkül etmeyen kişi Rabbin sana bir azık gönderdi’ dedi.
Onun için bu hapisten seni kurtaracak duayı öğretti.
Müjde dolu Allah-u Teâlâ ona selam (beden kurtulmuş) duasını ikram verdi ve
Yusuf (Aleyhisselâm) yanağını yere koyarak:
اللَّهُمَّ إِنْ كَانَتْ ذُنُوبِي قَدْ أَخْلَقَتْ وَجْهِي عِنْدَكَ فَإِنِّي أَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِوَجْهِ آبَائِي الصَّالِحِينَ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ
‘Ey Allah! Benim günahlarım Senin katında yüzümü eskittiyse (bu yüzden duamı kabul etmiyorsan),
ben Sana sâlih atalarım olan; İbrahim, İsmail, İshak ve Yakub’un yüzü suyu hürmetine yönelip yalvarıyorum’
diye dua eder etmez Allah-u Teâlâ onu hapisten kurtardı.
İşte ben de bir dara düştüğüm zaman bu duanın mislini yaparak:
اللَّهُمَّ إِنْ كَانَتْ الْخَطَايَا وَالذُّنُوبُ قَدْ أَخْلَقَتْ وَجْهِي عِنْدَكَ فَلَمْ تَقْبَلْ مِنِّي مَسْأَلَتِي فَإِنِّي أَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِوَجْهِ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ يَا اللهُ! يَا اللهُ! يَا اللهُ! (سكينتني اللهُ! اللهُ! اللهُ!)
‘Ey Allah! Benim günahlarım Senin katında yüzümü eskittiyse,
bu yüzden benim hiçbir yalvarışımı Sana yükseltmez hale geldiyse
şüphesiz ki ben Senden, Senin hürmetine istiyorum.
Zira Senin mislin gibi hiçbir şey olamaz.
Ben sana Rahmet Nebisi olan Peygamberin Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in hürmetiyle yöneliyorum
ve ‘Yâ Allah! Yâ Allah! Yâ Allah! (Sıkıntım arttı)’ diyorum.
Siz de böyle söyleyin ve bunu çok söyleyin.
Çünkü büyük belalarla karşılaştığım da bu dua suretli icabet görüyorum.”
(Şeyh Sadık, el-Emâli, Meclis no:63)
3) Ebu Abdillah (Cafer-i Sadık (Radiyallâhu Anh)) Hazretleri şöyle anlatmıştır:
“Yusuf (Aleyhisselâm) kuyuya düşüp hayattan ümidini kesince:
‘Cebrâil (Aleyhisselâm) ona gelerek:
‘Ey Yusuf! Rabbü’lâlemin sana selam söylüyor ve sana bu güzelliği kimin verdiğini soruyor’ dedi.
Yusuf (Aleyhisselâm) nâra atıp yanağını toprağa koyarak:
‘Sen ya Rabbi’ dedi.
Sonra Cebrâil (Aleyhisselâm) ona:
‘Yine sana: ‘Kardeşlerini değil de, seni babana bu kadar sevgili kim yaptı?’ diye soruyor’ deyince
Yusuf (Aleyhisselâm) yine nâra atıp yanağını toprağa koyarak:
‘Sen ya Rabbi’ dedi.
Tekrar Cebrâil (Aleyhisselâm) ona:
‘Rabbin sana: ‘Kuyunun içine atılıp helak olacağına kanaat getirdikten sonra seni oradan kim çıkarttı?’ diye soruyor’ dedi.
Yusuf (Aleyhisselâm) bir nâra daha atıp yanağını toprağa koyarak:
‘Sen ya Rabbi’ dedi.
O zaman Cebrâil (Aleyhisselâm):
‘Kendisinden başkasına tevekkül etmeyen kişi Rabbin sana bir azık gönderdi’ dedi.
Onun için bu hapisten seni kurtaracak duayı öğretti.
Müjde dolu Allah-u Teâlâ ona selam (beden kurtulmuş) duasını ikram verdi ve
Yusuf (Aleyhisselâm) yanağını yere koyarak:
اللَّهُمَّ إِنْ كَانَتْ ذُنُوبِي قَدْ أَخْلَقَتْ وَجْهِي عِنْدَكَ فَإِنِّي أَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِوَجْهِ آبَائِي الصَّالِحِينَ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ
‘Ey Allah! Benim günahlarım Senin katında yüzümü eskittiyse (bu yüzden duamı kabul etmiyorsan),
ben Sana sâlih atalarım olan; İbrahim, İsmail, İshak ve Yakub’un yüzü suyu hürmetine yönelip yalvarıyorum’
diye dua eder etmez Allah-u Teâlâ onu hapisten kurtardı.
İşte ben de bir dara düştüğüm zaman bu duanın mislini yaparak:
اللَّهُمَّ إِنْ كَانَتْ الْخَطَايَا وَالذُّنُوبُ قَدْ أَخْلَقَتْ وَجْهِي عِنْدَكَ فَلَمْ تَقْبَلْ مِنِّي مَسْأَلَتِي فَإِنِّي أَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِوَجْهِ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ يَا اللهُ! يَا اللهُ! يَا اللهُ! (سكينتني اللهُ! اللهُ! اللهُ!)
‘Ey Allah! Benim günahlarım Senin katında yüzümü eskittiyse,
bu yüzden benim hiçbir yalvarışımı Sana yükseltmez hale geldiyse
şüphesiz ki ben Senden, Senin hürmetine istiyorum.
Zira Senin mislin gibi hiçbir şey olamaz.
Ben sana Rahmet Nebisi olan Peygamberin Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in hürmetiyle yöneliyorum
ve ‘Yâ Allah! Yâ Allah! Yâ Allah! (Sıkıntım arttı)’ diyorum.
Siz de böyle söyleyin ve bunu çok söyleyin.
Çünkü büyük belalarla karşılaştığım da bu dua suretli icabet görüyorum.”
(Şeyh Sadık, el-Emâli, Meclis no:63)
📄 Ekli Döküman
Bu ibadetin detaylarını içeren dosyayı görüntüleyebilir veya indirebilirsiniz.
👁️ Dökümanı Görüntüle